13 Mayıs 2011 Cuma

Bu haber 23 bin 322 kişinin başını yakacak!

Bu haber 23 bin 322 kişinin başını yakacak!
İşte internette yok etme politikası!
13 Mayıs 2011 Cuma, 11:15:23
Bu haber 23.322 kişiyi yakacak! 17 Mart günü, Columbia bölgesi federal yargıcı; "the USCG" yani Amerikan Telif Koruma bürosuna, internet üzerinden illegal dosya indiren kişilerin bilgilerine ulaşılması ve mümkünse bu kişilerin engellenmesi için izi verdi. Wired.com'dan sızan habere göre; başta çıplak resimler olmak üzere, henüz piyasaya çıkmamış birçok üç boyutlu film, suçlular aranırken bakılacak kriterlerin başında yer alıyorlar.

Yapılan açıklamaya göre şu ana kadar 23,322 kişinin IP (İnternet protocol) adresleri alınmış durumda. USCG ise alınan adresler üzerinde çoktan araştırmalarına başladı. Yapılacak işlemlerin başında; kullanıcıların gerçek kimliklerine ulaşmak yer alıyor. Özellikle torrent sitelerinden dosya paylaşanlar, bu arayış esnasında en çok dikkat çekecek kullanıcılar olacak. Bulunan suçlularsa, kendilerine atılan bir mail tarafından haberdar edilecekler.

Force.com'da yazılan forum haberlerine göreyse; the USCG tarafından yapılan bir diğer açıklamada, suçlu bulunanların toplamda 150,000 dolara kadar telif yargısı ile mahkeme karşısına çıkacağı yönünde oldu. Grup yine de bu kişilerin mahkemeye çıkmak yerine, kişi başına 1,500 dolarlık ceza ödeyerek kendilerini bu işten kurtarabileceklerini de açıklamasına ekledi.

Diyarbakır'a 'Eyfel' geliyor! (GALERİ)

Diyarbakır'a 'Eyfel' geliyor! (GALERİ)
Savaş pilotundan Diyarbakır'a lüks konut projesi
13 Mayıs 2011 Cuma, 15:18:49
İlgili Foto Galeri
Diyarbakır'a 'Eyfel' geliyor!
Ahmet YUKUŞ-AHT
F-16 savaş uçağı ile Diyarbakır semalarından geçerken türkü ve efsanelere konu olan Dicle nehri kıyısındaki Kırklar dağını keşfeden hava emekli Pilot Yarbay Ufuk Eser Subaşı, Diyarbakır'ı Paris'e dönüştürmek için 100 milyon dolarlık konut projesi hayata geçirdi. Tanıtımı Kürtçe yapılan 724 modern konutun yüzde 35'i iki haftada satıldı. Projenin içinde mini Eyfel ve Pizza kuleleri de yeralacak.

Diyarbakır'ın Sur ilçe sınırları içinde Dicle nehri kıyısı ve tarihi surların karşı cephesinde bulunan Kırklar dağında modern konutlar inşaa ediliyor. Türkü ve efsanelere konu olduğu için yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği Kırklar dağında Avrupa standartlarında özel bir firma tarafından 100 milyon değerinde uydu kent kurulması için çalışmalara başlandı. Emekli Hava Pilot Yarbay Ufuk Eser Subaşı'nın yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Anadolu Aslanı Grubu tarafından 370 dönüm arazi üzerinde inşaat çalışmalarına başlatılan 724 adet 1+1 ile 1+4 daire ve dubleksler 18 ay sonra Diyarbakırlıların hizmetine girecek. Tanıtımı Kürtçe yapılan 70 ile 500 bin TL arasında değişen konutların yüzde 35'i iki haftada satıldı. Konutlara Diyarbakırlı yerlilerin yanı sıra geçmiş yıllarda Avrupa ülkelerine göç eden Diyarbakır asıllı Ermeni ve Süryaniler de büyük ilgi gösterdi.

EYFEL KULESİ YAPILACAK
Yüzde 90'ı yeşil alan olacak olan Anadolu Kırklar Dağı Konutları'nda tenis kortu, yüzme havuzu, anfi tiyatro, çocuk parkları, alışveriş merkezi, spor sahaları, mini Eyfel ve Pizza kulesi içinde yer alacak. Diyarbakır'ın çehresini değiştirecek olan projeye en büyük desteği BDP'li belediyeler veriyor.
Savaş uçağı ile Diyarbakır semalarından geçerken Kırklar dağını keşfettiğini söyleyen hava emekli Pilot Yarbay Ufuk Eser Subaşı, Diyarbakır'ın alışkanlıklarını değiştirmek için şirket kurduktan sonra emekli olduğunu belirterek, "Projemiz, Diyarbakır'ın tarihi ve kültürel yapısıyla özdeşleşen, efsanelere konu olmuş, yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği, çevresinde Gazi Köşkü, On Gözlü Köprü, Hevsel Bahçeleri ve Dicle nehrinin eşsiz manzarasıyla taçlandırdığı özel bir mekanda, tatildeymişçesine huzur ve mutluluğu bir arada yaşatacak. 7 yıldızlı oteli, yüzme havuzları,
tenis kortu, amfi tiyatrosu, çocuk oyun alanları, yürüyüş parkuruyla, alışveriş merkeziyle ve On Gözlü köprü ve Kırklardağı arasında teleferik ile yapılan kısa gezilerle, geleneksel konut anlayışını yıkıp, hayallerde kurulan bir yaşam alanını oluşturacağız. Kırklar dağında yaşamak bir ayrıcalık olacak. Diyarbakırlılar 5 yıldızlı tatil köyünü bir yaşam boyu sürdürecek. Konutlarımız büyük rağbet görüyor. Ankara ve İstanbul'da yaşayan Diyarbakırlılar'ın yanı sıra Avrupa'dan bile konut alan var "dedi.

Bu otomobil 2 ülkede yasal değil!

Bu otomobil 2 ülkede yasal değil!
Peki ama neden?
13 Mayıs 2011 Cuma, 08:05:56
İngiltere’deki 1.77 milyon Pound’luk (4.6 milyon lira) fiyatıyla dünyanın en pahalı otomobili unvanını kazanan Lamborghini, aşırı hızı nedeniyle iki ülkede “yasal” olarak kullanılmıyor. Daily Mail’de çıkan habere göre Lamborghini “Sesto Elemento”nun dünyanın en hızlı aracı olsa da, gerekli aydınlatma ve güvenlik şartlarını yerine getirmemesi nedeniyle İngiltere’de ne de Amerika’da da yasal olarak yollarda olmaması gerekiyor.

Lamborghini’nin patronları, Ekim 2010’da Paris Motor Show’da ilk defa görücüye çıkan yeni aracın sınırlı sayıda üretilmesine karar verdiler. 2.5 saniyeden daha az sürede saatte 100 kilometre hıza ulaşan Lamborghini, 300 kilometrenin üzerine çıkabiliyor.

GAZETE HABERTURK- HT EKONOMİ

Riva'dan QVT çıktı!

Riva'dan QVT çıktı!
QVT'nin Türkiye temsilciliğini ve daha önce de Galatasaray'ın genel sekreterliğini yapan Sinan Kalpakçıoğlu Riva arazisiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu!
13 Mayıs 2011 Cuma, 17:24:11
Dün Sabah Gazetesi'nde yer alan bir haberde G.Saray'ın Riva arazisinin çevresinde 931 bin 739 metrekare arazi alan Osmanlı Yapı'nın yönetim kurulunda Ünal Aysal'ın ekibinden Sinan Kalpakçıoğlu'nun da olduğu ve şirketin kurucu ortağı ve % 99 hissedarı Ottoman Fund'ın G.Saray'ın belalısı QVT ile de bağlantısı bulunduğu iddia edilmişti. Habere göre, Ottoman Fund Yönetim Kurulu Başkanı John David Chapman, aynı zamanda QVT'nin ana hissedarı olduğu Trinity Capital'in müdürü ve Ottoman Fund'ın direktörü Moskov, QVT'nin eski CEO'su; halen de ortağı...
Haberde ayrıca Kalpakçıoğlu'nun cevaplaması istenen sorular da vardı. Haberde kendisine yöneltilen "Galatasaray'ın Riva arazisinin çevresinde araziler alan Osmanlı Yapı'nın QVT ile bağlantısı birkaç isimle mi sınırlı? Osmanlı Yapı, QVT ile doğrudan bağlantılıysa bu şirketle çalışanların Galatasaray'daki konumu ne olmalı? Üst düzey görev almaları mümkün mü? Galatasaray'ın inşaat iznini alması, çevresindeki arazileri nasıl etkiliyor?" sorularına Osmanlı Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, bir dönem QVT'nin Türkiye temsilciliğini ve daha önce de Galatasaray'ın genel sekreterliğini yapan Kalpakçıoğlu'nun yanıtı şu şekilde:

"Haber doğru. Ancak o zaman yönetimde olan Işın Çelebi ve Mehmet Helvacı bu konuda benden de yardım istemişlerdi. Özhan Canaydın rahmetli olunca bir daha konuşamadık. Sonuçta onlar bizim düşmanımız değil, ortağımız. Siz bir hisse satıyorsunuz; insanlar da gelip alıyor. Neden düşmanımız olsun ki? Benim bulunduğum şirkete ait olan arazi için biz şimdilik inşaat ruhsatı almadık. Ama Galatasaray'ınki de özel verilen bir ruhsat değil. Biz de Osmanlı Yapı olarak plan proje çizip gidersek, biz de alırız. Bölgede de Galatasaray ve Osmanlı Yapı dışında Alarko, Yapı Kredi Koray GYO ve Doğuş Grubu'nun arazileri var."

OTTOMAN'DAN OSMANLI'YA
Gazete, dünkü haberinde "G.Saray'ın Riva arazisinin çevresinde 931 bin 739 metrekare arazi alan Osmanlı Yapı'nın yönetim kurulunda Aysal'ın ekibinden Sinan Kalpakçıoğlu var. Şirketin kurucu ortağı ve yüzde  99 hissedarı Ottoman Fund'ın G.Saray'ın belalısı QVT ile de bağlantısı bulunuyor. Ottoman Fund Yönetim Kurulu Başkanı John David Chapman, aynı zamanda QVT'nin ana hissedarı olduğu Trinity Capital'in müdürü. Ottoman Fund'ın direktörü Moskov, QVT'nin eski CEO'su; halen de ortağı" diye yazmıştı.

"GS'NİN KARŞISINDALAR"
Galatasaray'ın başkan adaylarından Mehmet Helvacı, Osmanlı Yapı ve Ottoman Fund ile QVT arasında bağlantı noktaları göründüğünü belirterek "Bu fotoğrafın içindeki kişilerin bir başkan adayının listesinde olmaları beni rahatsız ediyor. Bu, seçim meselesi değil; Galatasaray'ın meselesi" diye konuştu. Helvacı, "QVT, yakın zamana kadar Galatasaray'ın hissselerinin sahibiydi. Yani Galatasaray'ın ortağıydı. Neden karşısında yer alıyormuş gibi gösteriliyor?" sorusuna, "Benim için QVT kesinlikle Galatasaray'ın karşısında yer alan bir kurumdur. Ortaklık çerçevesinde birçok toplantı yaptık. Sıkıntıları çözmek için her yolu denedik. Onlar bize ortak gözüyle bakmadılar. Çözüm noktalarında hep itilafı tercih ettiler. Galatasaray'ın değil, gelirimizin ortağı oldular. Bu ortaklığın içinde yer alan isimler 'Ne var ki? Ticari bir iş' dışında savunma yapamazlar. Zaten Ünal Bey de Galatasaray ile ilişkisini iş üzerinden kurdu" yanıtını verdi.
SABAH

Elektrikli Fluence Z.E Adana yollarında!

Elektrikli Fluence Z.E Adana yollarında!
Renault'nun elektrikli aracı Fluence Z.E'in satışa sunulmadan önce Adana'da test sürüşü gerçekleştirildi
12 Mayıs 2011 Perşembe, 17:07:32
Renault Mais tarafından ön seri üretimi başarıyla gerçekleştirilen elektrik motorlu otomobilin tanıtımı Adana Valiliği bahçesinde yapıldı. Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, tanıtım sırasında Adana Valisi İlhan Atış ile Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz'a araç hakkında bilgi verdi.

Vali Atış, Aldırmaz ve Aybar, daha sonra elektrikli araçla Adana caddelerinde test sürüşü gerçekleştirdiler.

Aybar, daha sonra yaptığı açıklamada, bu araçların özellikle petrole bağımlılığı azalttığını, zehirli gaz salınımı yapmaması nedeniyle çevreci olduğunu söyledi.

Elektrikli araçta liderliği hedeflediklerini belirten Aybar, Renault'un 4 farklı araç tipini 2011 ve 2012 yıllarında seri üretime başlatacak dünyadaki öncü marka olduğunu bildirdi.

Renault Grubu'nun elektrik motorlu otomobil seri üretimi hedefinin gerekleştirilmesinde Fluence Z.E'nin çok önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Aybar, şöyle konuştu:

''Oyak Renault'da 2010 yılının son günlerinde ön seri üretimleri başarıyla başlayan Fluence'in seri üretimine ise ekim ayından itibaren başlayacağız. Böylelikle hem Türk otomotiv sanayisinde bir ilke daha imza atılacak hem de dünya sanayisinin devrimsel nitelikteki değişimde sanayimiz öncüler arasında yer alacak.''

Elektrikli motorlu araçlarını geniş kitlele ulaştırmak amacıyla çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Aybar, İstanbul, Ankara ve Gaziantep büyükşehir belediyeleri ile bu konuda anlaşma yaptıklarını ifade etti.

Vali Atış da aracın kullanımının çok rahat olduğunu, çevre ve gürültü kirliliğine yol açmadığını ifade etti. Atış, İl Özel İdaresi'ne bu araçtan almak için sipariş verdiklerini kaydetti.

Aldırmaz ise belediye olarak kendilerinin de elektrikli araçtan satın alacaklarını vurguladı.

Piyasalara cari açık şoku!

Piyasalara cari açık şoku!
Yüksek cari açık yatırımcıyla borsanın arasını açtı! Döviz daha ne kadar yükselir? Borsada satıcılı seyir nerede destek bulur?
12 Mayıs 2011 Perşembe, 09:35:59
BİLAL EMİN TURAN
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ
bturan@haberturk.com
Piyasalarda mayıs ayı sendromu başladı. Son haftalarda sükunetin hakim olduğu İMKB'de son bir kaç gündür fırtınalar esiyor. Hafta başından itibaren başlayan geri çekilme hareketi dünkü işlemlerde kendini iyice gösterdi. Ve üç günlük kayıp da yüzde 5'e ulaştı.

Global piyasalar ise gelen olumsuz verilerin eşliğinde dalgalı seyretmeye başladı. Özellikle ABD borsaları, karışık şirket bilançoları ve yüksek ticaret açığı verisinin ardından hızla geri çekildi. Büyüme beklentilerini destekleyen veriler de zayıf geliyor!

Hem dönemsellik hem de negatif data trafiği özellikle hisse senetleri piyasasında risk iştahının gerilemesinde etkili olmaya devam ediyor. Mayıs ayı, genel trend olarak yaz aylarına girilmesi ve yatırımcıların pozisyon değiştirdikleri ay olması dolayısıyla küresel piyasalarda satış baskılı dalgalı bir seyir oluşmasında önemli bir etkiye sahip.

İMKB 100 Endeksi de genel olarak bu trende ayak uydurmuş gibi. Fakat bu sefer negatif ayrışmanın derinleştiğini görmek uzak değil. Dün gelen cari açık verisi bu ayrışmayı tetikleyen en önemli etken oldu. Borsa çakıldı, döviz ve faiz fırladı...

Daha geçen hafta 70 bin seviyelerini test eden borsanın yeni rekor seviyelerini test edebileceğini ifade etmiştik. Fakat bunu söylerken piyasaların önünde keskin bir virajın bulunduğuna da dikkat çekmiştik. Hatırlatmak gerekirse; İMKB için 69.800 kritik bir eşikti. Endeks geçen haftayı bu seviyelerin üzerinde kapatabilseydi bu haftanın ilk iki gününde yeni bir rekor seviyesi görebilirdik. Endeks bu seviyenin altında 68.241 puan seviyesinde bir kapanış gerçekleştirerek bu haftaki çöküşün de haberini vermiş oldu. Yani aslında seçim öncesi beklenen 'düzeltme-rekor' denkleminin birinci safhasına girilmiş olundu. Bir diğer anlamıyla 'save and go away'. Dün açıklanan mart ayı cari işlemler açığının beklentilerin üzerinde 9.8 milyar dolar olarak gerçekleşmesi de bu düzeltmenin tuzu biberi oldu. İlk çeyrekteki açığın 22 milyar doları aşması yıl sonuna ilişkin rekor beklentisini kuvvetlendirirken bu borsa yatırımcısının moralini bir hayli bozmuş gözüküyor. Gelinen noktada ise endeks hemen hemen yılbaşındaki seviyesine geri çekilmiş durumda.

Bu düzeltme hangi seviyelere kadar devam edecek ya da devam edecek mi? Ve oluşabilecek bir destek seviyesinden başlayan alımlar seçim öncesi bir rekor getirecek mi? Genelde nisan ayı endeks için ralli ayı olarak görülürdü. Bu defa bu kural 22 Haziran seçimleri nedeniyle değişebilir mi? Borsa yatırımcısı nasıl hareket etmeli?

"TL VARLIKLARIN SATIŞI İÇİN UYGUN BİR GEREKÇE"
Finansbank Gurubu Başekonomisti İnan Demir HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ'ne yaptığı değerlendirmede dünya piyasalarına dikkat çekti. Demir, dünya piyasalarında büyüme beklentilerinin revize edilmiş olmasının ve gelen dataların büyümeyi desteklememiş olmasının yurtdışı piyasaların satıcılı seyretmesine neden olduğunu ifade etti. Başekonomist Demir, global piyasalardaki bu negatif seyirle birlikte yurtiçinde cari açık rakamlarının yüksek gelmesinin  TL varlıkların satışı için uygun bir gerekçe oluşuturduğuna işaret etti.

"RESİM HİÇ DE OLUMLU DEĞİL"
YF Menkul Değerler Araştırma Müdür Yardımcısı Hakan Tezcan ise yaptığı değerlendirmede piyasalardaki resmin hiç de olumlu olmadığını ifade etti. "Daha önce negatif haber olmadan bozulan teknik görüntünün bir iki gün içinde düzelmesi zor" diyen Tezcan, İMKB'de satış baskısının sürmesi halinde 65 bin seviyesinin ve bu seviyenin altına gelinmesi halinde tepki alımlarının oluşabileceğini ifade etti. Bu tepki alımlarının kalıcı olmayacağını ve 200 günlük hareketli ortalamanın geçtiği seviye olan 66 binden döneceğini öngören uzman, "Tepki alımları bu seviyenin üzerinde kalmaz" dedi. Bugün 66 bin seviyesinin altında kalınması halinde piyasaların teknik açıdan 'ayı piyasasının' olduğunu kabul edeceğini belirten Tezcan, 63-65 bandının bu anlamda çok önemli olduğunu aktardı. Bu açıdan 64 bin önemli bir destek seviyesi olarak görülüyor. Hakan Tezcan, görüntünün bozuk olduğu bu piyasa koşullarında küçük yatırımcının temkinli olması gerektiğini ifade ediyor. "Risk arttı" diyen uzman, endeksin seçim öncesi bir rekor denemesi de yapamayacağını da aktarıyor.

CARİ AÇIK DOLARI DA ATEŞLEDİ!
Geçen hafta borsada rekorların geleceği hesap edilirken doların artık pek de yükselme şansının kalmadığı işin uzmanları tarafından sıkça dillendiriliyordu. Fakat evdeki hesap çarşıya pek uymadı. Üst sınır tahminleri yapılırken bile dün doların gördüğü seviyelerden hiç bahseden olmamıştı. Dolar için kısa vadede tahmin edilen seviye 1.50-1.56 TL aralığındayken dün 1.58 gördü. Bugün ise 1.59'u test ediyor. Euro da 2.27 TL'yi aştı. Doların yurtiçinde değe kazanmasında Euro/dolar paritesinin Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararı verdiği mesajlar sonrasında sert bir düşüşle 1.43'lere çekilmesi de etkili oldu. Doların, Euro karşısında değer kazanmasında ECB’nin verdiği mesajların yanında bazı AB ülkelerinin ekonomik kriz ve borç kriziyle başının dertte olması da etkili oluyor.
Peki dolar, TL karşısında nasıl bir hareket sergileyecek. Dolar yatırımcısının stratejisi ne olmalı?

"1.60 TL PSİKOLOJİK SINIR"
İnan Demir, dolar/TL'de gelinen seviyede 1.60 TL'nin önemli olduğunu belirterek bunun psikolojik bir seviye olduğunu aktardı. "Dövizde bu cari açık rakamlarıyla bir geri dönüş beklemek zor" diyen Demir, 1.5750 TL seviyesinin önemli bir destek olduğunu aktardı.

Dolar/TL için 1.60 seviyesinin önemli bir direnç olduğuna dikkat çeken Hakan Tezcan da, Euro/Dolar partiesinin 1.42'nin üzerinde kalamaması halinde 1.38'lere doğru bir geri çekilmenin yaşanabileceğini aktardı. Paritede 1.40'ın aşağı doğru kırılamaması halinde ise Dolar/TL'nin 1.60 TL'yi geçemeyeceğini öngören Tezcan, "dolar yükseliş hareketlerinde 1.62 seviyelerinde oyalanır. Geri çekilmelerde 1.5750 destek konumunda" dedi.

EMTİAYA DOLAR DARBESİ!
Geçen hafta emtiada yaşanan sert düşüşler bir çok fonu zarara uğratmıştı. Bu düzeltme hareketinden sonra emtianın yükselişi temkinli bir görünüm çiziyor. Doların uluslararası sepette diğer para birimlerine karşı değer kazanmasına bağlı olarak emtia fiyatlarında da düzeltmeler görülüyor. Ham petrolün varil fiyatı ABD vadeli işlemlerde yüzde 5'e yakın değer kaybederken 100 doların altına sarktı. Çin’den dün bir dizi ekonomik veri geldi. Beklentilerden yüksek gelen TÜFE verisi yeni sıkılaştırma kararları olasılığını gündeme getirirken petrolde düşüşe yol açtı. Ayrıca ABD ham petrol stoklarındaki artış da düşüşe destek oldu.

Gümüş yüzde 8'e yakın kayıpla 35 dolara kadar indi. Altın da yine 10 dolara yakın kayıpla 1.500 dolar sınırına geriledi. Çin’deki yüksek enflasyon verisi başta altın fiyatlarına yükseliş getirse de dolardaki

İçerik geliştirene Galaxy Tab hediye!

İçerik geliştirene Galaxy Tab hediye!
Samsung, konferansa katılan içerik geliştiricilerine binlerce GALAXY Tab 10.1 veriyor
13 Mayıs 2011 Cuma, 15:03:05
Samsung Electronics, Google’ın Moscone Center, San Francisco, ABD’de düzenlediği inovasyon konulu I/O (Innovation in the Open) Konferansı'na katılan içerik geliştiricilerine 5.500 adet GALAXY Tab 10.1 vereceğini açıkladı.
Google’ın dördüncüsünü düzenlediği I/O Konferansı, dünya genelinde 5.000’in üzerinde katılımcıyla mobil ve web geliştiricileri için dünyanın en büyük konferansı... Samsung bu yılki I/O Konferansı'nın katılımcılarına, Android işletim sisteminin en son sürümü olan Honeycomb için yeni ve heyecanlı uygulamalar yaratabilecekleri, üzerinde Android logosunun işlendiği özel sürüm GALAXY Tab 10.1 veriyor.
Samsung Electronics Global Ürün Stratejisi Başkan Yardımcısı Wonpyo Hong, “Samsung, son teknolojiye ve güçlü performansa sahip GALAXY Tab cihazlarıyla Android tablet pazarında liderliğini kanıtlamış bir şirket. GALAXY Tab 10.1’in gelişmiş yetkinliklerini gösterecek, etkileyici ve arzu edilen uygulamaların yaratılmasında içerik geliştiricilere güveniyoruz ve bu cihazların sahip olduğu kapasitenin buna yardımcı olacağına inanıyoruz” dedi.    
GALAXY Tab 10.1, Samsung’un hızla büyüyen tablet cihazları portföyündeki son ürünü. 10.1 inç ekrana, çift çekirdekli işlemciye ve sadece 8.6 mm kalınlığa sahip olan GALAXY Tab 10.1, mükemmel multimedya yeteneklerini, bir Samsung  tabletten beklenen bütün üstün taşınabilirlik ve performans özellikleriyle birleştiriyor.

Koç Holding'den 597 milyon lira kâr!

Koç Holding'den 597 milyon lira kâr!
Koç Holding, yılın ilk çeyreğinde 597 milyon TL net kar açıkladı
13 Mayıs 2011 Cuma, 12:48:51
Koç Holding açıklamasına göre, konsolide satış gelirleri 15 milyar 158 milyon liraya çıkan holdingin faaliyet karı 1 milyar 347 milyon lira, net karı 597 milyon lira, kombine bazda yurt dışı cirosu ise yüzde 33 artışla 3,6 milyar dolara ulaştı.

Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Turgay Durak, konuya ilişkin açıklamasında, topluluk şirketlerinin ilk çeyrekte kombine bazda 417 milyon TL yatırım gerçekleştirdiğini, yıl sonu itibariyle bu rakamın 3,7 milyar liraya yükselmesini hedeflediklerini belirtti.

Sonuçların Türkiye ekonomisindeki canlanmayı teyit ettiğini, topluluk olarak bugün 75 bin 424 kişiye istihdam sağladıklarını, yıl içinde 3 bin 300 kişilik yeni istihdam sağlamayı hedeflediklerini ve tüm topluluk şirketlerinde kapasite kullanım oranlarının ''hızla'' kriz öncesi seviyelere döndüğünü kaydeden Durak, otomotivde yine 3 vardiya çalışmaya başladıklarını, topluluk şirketlerinin toplam ülke ihracatının yüzde 10'unu gerçekleştirirken dayanıklı tüketim ve otomotiv gibi sektörlerde toplam ihracattaki paylarının yüzde 50'lere yaklaştığını bildirdi.

Durak, ''ARGE yatırımlarımız hızla devam ediyor. 2010 yılında Koç Topluluğu olarak 450 milyon TL yatırımla Türkiye'de ARGE'ye en fazla yatırım yapan topluluk olduk. Bu alanda her yıl özel sektör yatırımlarının yüzde 15'i topluluğumuz tarafından gerçekleştiriliyor'' dedi.

Artvin turist peşinde Rize otoyol!

Artvin turist peşinde Rize otoyol!
Aralarında sadece 160 km olmasına rağmen birbirlerinden oldukça farklılar...
13 Mayıs 2011 Cuma, 08:37:41
Biri Doğu Karadeniz'in dik bir yamacına kurulmuş saklı cennet Artvin, diğeri ise Türkiye'nin çay deposu olarak anılan Rize. Artvin adeta kendini turizmle yeniden tanımlıyor. Bugün kendini 'çıkmaz sokak' psikozundan kurtaran ilin tüm aktörleri, alternatif turizmi gözüne kestirmiş. Şimdilik bölgede yapımı süren baraj inşaatlarıyla gencine istihdam sağlayan Artvin'in geleceği rafting, dağcılık, kayak, kampçılık gibi alternatif turizmin çeşitlerine emanet. 2010 yılında 320 bin turistin (95 bini yabancı) yolunun düştüğü ilde üniversite, kamu ve özel sektörün ortak çabalarıyla hedefler belirlenmiş. Öte yandan 160 km uzağındaki Rize ise Kaçkarları aşmak için gözünü Mardin-Rize otoyoluna dikmiş. Bir yandan 'Kader projemiz' diye adlandırdıkları proje için lobi yaparken, diğer yandan da çay odaklı sanayisini geliştirmek için keskin adımlar atıyor. İl, 5 yıldızlı otel ve AVM gibi yatırımlara start vermeye hazırlanıyor.

GELECEK EKO TURİZMDE
Sabah'tan Sevda Yüzbaşıoğlu'nun haberine göre, iki il her ne kadar birbirinden farklı görünse de ortak bir kaderleri var: İkisi de göç veriyor ve buna çözüm arıyor. Artvin'de Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen 11 barajın en büyüğü olan Deriner Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde 2 binden fazla kişi istihdam ediliyor. 1998'den beri devam eden baraj, HES ve çevre yolları inşaatları bölgede bir yaşam biçimi oluşturmuş. Artvin'in barajlar bittikten sonra ne yapacağı ise soru işareti... Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün, bu soruya şöyle cevap veriyor, "Barajlar bittikten sonra Artvin'de eko turizm canlanacak. Yaylalar, baraj gölleri, inanç turizmi de yapılacak. Artvin gelecekte bir eko turizm ve eğitim kenti olacak." Hali hazırdaki kayak merkezinde, otel inşaatının yapılacağını anlatan Özgün, "Kurulan merkeze ilk önce Artvinliler ilgi gösterecek. Bugün Artvinli ev hanımlarımız kayak yapıyor. Tesisler ve telesiyej yapılıyor. Biz de kendimizi yeni yeni keşfediyoruz. 3 ay kayak, 3 ay yayla... Göllerde ise su turizmi olacak" diyor. Merkezde 400 civarında yatak kapasitesi olduğunu bilgisini veren Özgün, 10 yıl sonra bu rakamın 2 bin olacağı öngörüsünü paylaşıyor. Çarpık yapılaşmadan etkilendiklerini ancak yine de turizm için önemli bir potansiyel olduğunu anlatan Özgün, "Turizm hızlı gelişmiyor ama 10-15 sene sonra, baraj bitince ev pansiyonculuğu, yayla göl turizmi patlayacak. Belki güneş turizmi gibi binerce kişi gelmez ama parası olan kesim gelir" diyor. Artvin'in sanayi veya tarım değil iyi bir üniversite kenti olabileceğini de belirten Özgün, "Burası İngiltere'nin Cambridge'i gibi neden olmasın? Özel üniversiteler büyük yerlerde değil de küçük yerlerde açılabilirdi" diyor.

DÜŞÜK İŞSİZLİKTE 4. KENT
Sanayisi olmayan kentte perakende sektörü gelişmiş, ekonomisi de ticarete endeksli. Artvin Sanayi Odası Başkanı Kurtul Özel "İşsizlik ve kayıt dışı ekonomi az. Hatta Türkiye genelinde en az işsizlik olan 4. kent oldu Artvin... Yine de göç veriyoruz, okuyan buradan kalmıyor" diyor. Artvin'in nüfusu 10 yılda 191 binden 165 bin seviyesine gerilemiş. Turizmde büyük hedefleri olan kentte konaklama için 5 yıldızlı bir otelin olmaması eksiklik. Ancak Özel, TÜRSAB'ın bir otel projesi olduğunu söylüyor.

ÜNİVERSİTE İLE ENTEGRE
Öte yandan 2007 yılında kurulan Artvin Üniversitesi'nde 3 bin öğrenci var. Kent üniversite ile entegre olmuş. Artvin'in bir özelliği de okur-yazar oranının en fazla olduğu illerden biri olması.

RİZE'NİN GÖZÜ YOLDA
Türkiye'nin çay deposu olarak anılan Rize bugün artık sadece çay ile değil sanayi ve turizmde atağa geçerek bir marka olma peşinde. Hedefinde güney illerinin dünyaya Rize'den açılması var. Bu nedenle il, gözünü Rize Mardin güzergâhına dikmiş..

YÖRESEL ERASMUS
Rize Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Ömer Ofluoğlu, "Bu yol Rize'nin kader projesi, bu sayede Mardin Rize arası 5.5 saate inecek. GAP ürünlerinin dünyada en rahat satılacağı pazar burası. Burada ürettiğimizi oradan satabileceğiz" diyor. Öte yandan yol bitmeden kültürel etkileşim projeleri başlamış bile... Mardinli gençler Rize'ye, Rizeli gençler ise Mardin'e değişim programı ile geliyor. 200 kadar çay fabrikasının bulunduğu kenti, çay ekonomisi ayakta tutuyor. Ancak çay girdisi 2 milyar dolarlardan 1 milyar dolara gerilemiş olması il için tehlike sinyallerini de çaldırmış. Ofluoğlu, "Çayın katma değeri giderek azaldı. Çay odaklı sanayiyi harekete geçirmek için girişimler var ancak OSB'mizin yapımı hukuki sürece takıldı. Ayrıca Suriye ve İran'dan gelen kaçak çay bizim rekabetimizin önüne geçiyor."

5 YILDIZLI OTEL
RİZE'DE arsa sıkıntısı yüzünden evler göğe doğru yükseliyor, Ömer Ofluoğlu, "Arsalar çok pahalı... Talep çok fazla. Ticaret odasının ortak olduğu bir şirketimiz var. Yeni Rize stadyumunu biz yaptık. Ayrıca bir AVM ve otel residance inşası da projelerimiz arasında. Birkaç yıl içinde Rize 5 yıldızlı oteline kavuşacak" diyor. Ofluoğlu İlden yıllık 320 milyon dolarlık ihracat olduğu bilgisini veriyor.

ÇAYIN YÜZDE 50'Sİ ORGANİK
RİZE'DE iç piyasayı besleyen çayın ihracatı ise sembolik düzeyde... Bunun sebebi ise organik olmaması... Çaykur Hemşin bölgesinde organik çay fabrikası kurmuş. Ticaret odası ise 10 bin euro AB destekli bir fonla organik gübre üretimine hazırlanıyor. "Ana hedef, çayın yüzde 50'sini organik üretmek. Bunun katma değeri çok yüksek, daha iyi fiyatlarla AB'ye ihracat yapma imkânımız olacak. Tüm incelemelerini yaptık. Şu anda gittiğimiz zaman ilk soruları 'çayınız organik mi?' oluyor. O sertifikaları görmedikleri zaman da yüzümüze bakmıyorlar" diyor.

NÜFUS AZALIYOR
Rize göç veren bir il. Nüfusu 10 yılda 50 bin kişi azalarak, 365 binden 310 bine gerilemiş. Öte yandan bünyesinde Tıp Fakültesi olan Rize Üniversitesi'nin 12 bin öğrencisi var.

Social Circles - google vs facebook

Sosyal ağ sitelerinin ayakta kalmalarını ve rakiplerine avantaj elde etmeleri sağlayan en önemli unsur, kullanıcıya ait veritabanı. Şu an dünyada en büyük kullanıcı veritabanına sahip sosyal ağ hizmeti ise Facebook. Google ise yeni hamlesi Social Circle ile Facebook’un en önemli rakibi. Nereden mi biliyoruz? çünkü artık Facebookdaha önce hiç başvurmadığı taktiklere yönelmeye başlıyor gibi. Bir yandan Wikileaks’in kurucusu Julian Assange bu tip sosyal ağların istihbarat servislerine katkı sağladığını söylerken öte yandan da bu sosyal ağlar arasında kişisel veritabanlarına yönelik savaş kızışacak gibi:

KARALAMA SAVAŞLARI
Facebook’un arama motoru Google’ın yeni hizmeti “Social Circle” ile kullanıcılarının mahremiyetini ihlal ettiğine dair korkuları körüklemeye yönelik karalama amaçlı bir PR firması tuttuğu ortaya çıktı.
KAMPANYA İÇİN BİR HALKLA İLİŞKİLER ŞİRKETİ TUTULMUŞ
Daily Mail’e göre, sosyal ağ sitesi Facebook’un patronları Burson-Marsteller adlı halkla ilişkiler(PR) firmasından gazetelere haber sokarak gizli bir kampanya başlatmasını istediler.
PR firması da adı açıklanmayan bir şirket adına Google’ın yeni sosyal ağ hizmeti Social Circlealeyhine felaket tellalığı yapan hikayeler yaymaya başladı.
Bu kampanyanın arkasında Facebook’un olduğu anlaşıldı. Social Circle Facebook’un ciddi rakibi olarak görülüyor. Bu hizmetin kullanıcılarının fotoğraflarını, videolarını ve profil güncellemelerini paylaşmalarına imkan vereceği söyleniyor.
Facebook ise bu hizmetin kendisinden( ve diğer benzeri hizmetlerden) izin almadan veri topladığı iddiasında.
KARALAMA İÇİN ÜNLÜ BİR BLOGGER’A BAŞVURULUYOR
Karalama kampanyasına yönelik plan ise, Burson Marsteller’in ABD’de önde gelen mahremiyet savunucularından Christopher Soghoian’a Social Circle hakkında bir blog yazmasını istemesiyle ortaya çıkmış.
Fakat Soghoian bu olayın arkasında kimin olduğunu bilmek istedi. Burson Marsteller isim zikretmeyi ret edince de onun elektronik postalarını çevrimiçi olarak yayınladı.
GigaOm’da teknoloji analisti olan Matthew Ingram, Facebook’un hareketlerini “ümitsizce yapılan” girişimler olarak nitelendiriyor.
FACEBOOK’TAN BAYAĞI TAKTİKLERİN İLK İŞARETİ
Büyük şirketlerin PR şirketlerini, gazetede rakipleri aleyhine makaleler yazdırmaları için tutmaları yeni bir olgu olmamakla birlikte, Ingram Facebook gibi büyük bir şirketin bu girişimini, Google’a karşı bu tip bayağı taktikler kullanmaya başlamasının ilk işareti olarak nitelendirdi.
Bir Facebook sözcüsü ise kampanya ile ilgili olarak  “Üçüncü tarafların, insanların kendi Facebook hesaplarında bulunan bilgileri kullanmalarını ve toplamalarını onaylamadıklarının doğruluğunu ortaya koymak istedik.” diyor.

kaynak : haberturk.com